Paul Auster kendisini, Duvar Yazısı, New York Üçlemesi, Yazı Odasında Yolculuklar, Ay Sarayı, Kış Günlüğü gibi romanlarında satır aralarında tanık olduğumuz şiirsel duyarlığıyla tanıyan okuruna, bir
… bizim gelincik tarlamız da bir dahaki bahara yok, Manves almış orayı da, üst yamacından çevirmeye başlamışlar bile, telefon fabrikası kuracaklarmış, Erice’nin yoksulu, sahipsizi bol nasıl olsa...
Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı. Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu. Mesafe, zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada, nerede olduğunu bilmedi ğimiz bir yerde oturduk