“Gerçekten, toprağın içine falan gömülüp dinlenemez mi insan? Elli bin yıl sonra kalktığında, kendi dertleri de toplumun sorunları da tümden çözülmüş olabilir, cennete dönüşmüş bir dünyaya uyanabilir.
Her böceğin ağız tadı farklıdır ama bazı böcekler ısırgan sever. , , Birbirlerine karşı artık herhangi bir tutku beslemeyen Kaname ve Misako’nun evliliği çatırdamış, can sıkıcı bir belirsizliğe , s
Hem kurgusal hem de tarihî kişiler üstüne yorumlarıyla tanıdığımız Stefan Zweig’ı derin karakter incelemelerine yönelten, psikolojiye ve Freud öğretisine duyduğu ilgidir. İnsanlığın Yıldızının Parlad
Stefan Zweig, Nazi Almanyas’ında kitaplarının yakılmasının ardından, hümanist düşünür Erasmus’la başladığı içsel yolculuğuna yine bir hümanistle, Montaigne’le noktayı koyar. Montaigne, yazarın 1942’
“Her koşul altında iç özgürlüğünü koruma uğrunda çaba harcamak, kimsenin efendisi olmaya kalkışmamak, fakat kimseye de boyun eğmemek; (...) hiçbir sav ya da düşünceye baştan düşmanca yaklaşmamak, ama