Olalla sadece bir aşk hikâyesi değil, köklerine tutsak bir ailenin laneti, insan doğasının karanlık mirası ve kaderin kaçınılmaz ağı üzerine dokunaklı bir meditasyon.
E.T.A. Hoffmann’ın ilk olarak 1819’da yayımlanan bu masalı, Aydınlanma’nın “ithal” edildiği ve akabinde şiirin yasaklanıp perilerin sınır dışı edildiği, masalların hor görüldüğü bir diyarı anlatıyor