Bir anlamda Hindistan’dan başlayan ve Amerika Birleşik Devletleri’ni boydan boya kat eden bir uzun yol hikâyesi. TV’de izlediği sunucuya âşık olan bir Kişot, bir anda arabada beliriveren bir Sanço, kendi yaşamöyküsü ile Kişot’un öyküsünü örtüştüren bir yazar, konuşan bir tabanca, masal ustası Hans Christian Andersen’in konuşan heykeli. Rushdie bu on altıncı romanında Cervantes’in klasik başyapıtına saygı duruşunda bulunurken, aşkı ve aileyi arama konusunu modern bir başyapıt meydana getirerek irdeliyor.
Bir anlamda Hindistan’dan başlayan ve Amerika Birleşik Devletleri’ni boydan boya kat eden bir uzun yol hikâyesi. TV’de izlediği sunucuya âşık olan bir Kişot, bir anda arabada beliriveren bir Sanço, kendi yaşamöyküsü ile Kişot’un öyküsünü örtüştüren bir yazar, konuşan bir tabanca, masal ustası Hans Christian Andersen’in konuşan heykeli. Rushdie bu on altıncı romanında Cervantes’in klasik başyapıtına saygı duruşunda bulunurken, aşkı ve aileyi arama konusunu modern bir başyapıt meydana getirerek irdeliyor.