Mektupçuyum ben. Yaşayan ve yaşayacak olan herkese, bugüne ve gelecek zamanlara mektuplar gönderiyorum. Mektuplarımın kimlere ulaşacağını, hangi bulmacanın hangi zamanda, nerede çözüleceğini bilmiyor
Etrafıma bakındım. Nihayetsiz bir umman... Yalnız bazen batan vapurların deniz ortasında direk tepeleri meşhut olması kabilinden mağruk İstanbul’un oradan buradan minare uçları gözüküyordu.Türk edebi
Etrafıma bakındım. Nihayetsiz bir deniz… Yalnız bazen batan vapurların deniz ortasında direk tepelerinin görülmesi gibi suya gömülmüş İstanbul’un oradan buradan minare uçları gözüküyordu.Türk edebiya
Eğer duyuyorsanız, anlıyorsanız; bir zamanlar sekiz milyar insanın, yüz milyarlarca bitkinin, böceğin, hayvanın yaşadığı Dünya gezegeninde, henüz yıkılmamış, sulara gömülmemiş karanlık bir kulübede y
Âdem’den Önce, geceleri rüyasında insanlığın ilk dönemlerinde, henüz ateşin bulunmadığı zamanlarda yaşadığını gören bir gencin ağzından acımasız, vahşi, yalnız güçlülerin hayatta kaldığı ilkel dünyan
Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı. Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu. Mesafe, zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada, nerede olduğunu bilmedi ğimiz bir yerde oturduk