Gece Yarısı Partileri’nde, birbirine bağlanan öykülerle yalnızca bir ailenin geçmişinin parçalarını oluşturmakla kalmıyor aynı zamanda çok daha büyük bir göçmenlik anlatısı sunuyor
Kimse karışmadı çocuğa, o da birinin –oturma odasından getirdiği sandalyeyi misafirinin yanına çeken annemin– karışmasını gerektirecek şeylerden uzak duruyor, sadece çayını yudumluyordu. Onu kusturma
Güneş herkes için parlamıyor mu?
Nazi kıyımından kurtulmuş olan Esther, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından annesiyle birlikte yeni yurduna, İsrail’e kavuşmak için yollara düşer. İsrail’in kuruluşuyla
Zamanın dışında, insanların tarihinin dışında kalmış bir ülkeydi burası, belki de dünya kurulduğunda diğer ülkelerden ayrı düşmüş, hiçbir şeyin doğup ölemediği bir ülke.
Yıl 1909. Ergenlik çağındaki
Sahicilik, yanmış ormanlardan artakalan kül yamaçların kederiyle soluklanmaktır diyelim, yapayalnız ve bir başına soluklanıp iç geçirmek; ama kilometreler boyunca arabalardan fırlatılmış pet şişeleri
Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı. Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu. Mesafe, zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada, nerede olduğunu bilmedi ğimiz bir yerde oturduk
Nana, 19. yüzyılın büyük Fransız romancısı Émile Zola’nın, bir ailenin tarihini anlatan yirmi romanlık dizisinin en ünlü eserlerinden biridir. Dizinin bütünü içinde bağımsız bir roman olarak da okuna