Yazıldığı dönemden günümüze en etkileyici ve en çok okunan kitaplardan biri olmayı sürdüren Thomas More’un Ütopya’sı, insanların refah ve uyum içinde yaşadığı, özel mülkiyetin, şiddetin, dinî...
Hiçbir zaman yerine getirilmeyen ve bu yüzden de iktidar devralmayı hep bir ilerleme olarak göstermeye yarayan bir sürü laf ve büyük vaat vardır.Devasa bir bürokrasinin, şekilsiz bir yapının içinde b
Âdem’den Önce, geceleri rüyasında insanlığın ilk dönemlerinde, henüz ateşin bulunmadığı zamanlarda yaşadığını gören bir gencin ağzından acımasız, vahşi, yalnız güçlülerin hayatta kaldığı ilkel dünyan
Baron Müller kendisine miras kalan günlükleri karıştırırken, Kraliçe I. Elizabeth’in büyücüsü John Dee’nin hayat hikâyesiyle karşı karşıya olduğunu anlar. Baronun yazgısı, Dee’nin yarım bıraktığı işl
Victor Hugo, 1829 yılında yayımlanan Bir İdam Mahkûmunun Son Günü’nü yazdığında 26 yaşındaydı. Genç yazar, ölüme mahkûm edilen bir insanın son gününü büyük bir ustalıkla anlatarak kamu vicdanını...
Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı. Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu. Mesafe, zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada, nerede olduğunu bilmedi ğimiz bir yerde oturduk
Fransa Kralı XVI. Louis’nin eşi Marie-Antoinette halkın gözünde uçarılığı, savurganlığı ve reform düşmanlığıyla yoz soylu tipinin simgesi olmuş, 1789 Fransız Devrimi’nden sonra Paris hapishanelerinde
Felsefenin, daha genel anlamıyla düşünmenin yalnızca felsefecilere ya da entelektüellere bırakılamayacak kadar ciddi bir iş, bir mücadele alanı olduğuna inanan Althusser, meslekten felsefeci olmayanl