İngiliz edebiyatının en tanınan haydudu Robin Hood’un hikâyeleri ilk kez Ortaçağ’da, halk şarkılarında anlatılmıştır. Günümüze efsanenin sayısız sanat dalından onlarca uyarlaması ulaşmış olsa da, How
Mektupçuyum ben. Yaşayan ve yaşayacak olan herkese, bugüne ve gelecek zamanlara mektuplar gönderiyorum. Mektuplarımın kimlere ulaşacağını, hangi bulmacanın hangi zamanda, nerede çözüleceğini bilmiyor
“… Peki sen aynı insan mısın?” sorusu geçti yıldırım hızıyla aklımdan. Her şeyin bıraktığım gibi kalmasını isteyen ben de o geçmişten neredeyse hiçbir iz taşımıyordum. Ne kafamın içindekilerin ne de
Birinci Dünya Savaşı sonrasında bir İngiliz köyünde, Nellie ve Jill adlı iki genç kadın, yaşadıkları çiftliği idare etmeye çalışmaktadır. Soğuk kış ayları beraberinde hastalık ve yiyecek sıkıntısını
Âdem’den Önce, geceleri rüyasında insanlığın ilk dönemlerinde, henüz ateşin bulunmadığı zamanlarda yaşadığını gören bir gencin ağzından acımasız, vahşi, yalnız güçlülerin hayatta kaldığı ilkel dünyan
Yi Nehri ile Balou Sıradağları arasındaki vadide konumlanan Patlama köyü, bin yıl önce volkanik bir patlamadan kaçan göçmenler tarafından kurulmuştur. Gelgelelim Mao sonrası dönemde, burası küçük bir
Bir keşiş, acımasızca işlenen cinayetler, lanetli aile bağları: Şeytanın İksirleri, bilinçaltının tehlikeli arzularından kaynaklanan dehşeti, XIX. yüzyıl edebiyat geleneğinin “kötücül ikiz” motifiyle
Görünmez bir güneş omuzlarımızı ısıtmaya başladı. Ama güneşin varlığı bile ilgimizi çekmiyordu. Mesafe, zaman ve yön kavramımızı kaybetmiş halde orada, nerede olduğunu bilmedi ğimiz bir yerde oturduk